|
Translate to |
|
ŞİFA MI ? EĞLENCE Mİ ? ? |
|
||||||||||||||
Dalyan'a günlük turlarla gelenler, çamur banyosunda çok eğleniyorlar.
Dalyan ve çevresindeki kaplıcaların binlerce yıldır insanlara şifa dağıttığını biliyoruz. Yakın zamana kadar Dalyan ve çevresinde 20'den fazla kaplıca suyu çıkan nokta olduğu da biliniyor. Zaman içinde bazı kaynaklar kaybolmuştur. Bugün insanların yararlanabildiği kaplıca suyu çıkan 4 yer vardır. Günümüzde turizmin gelişmesi nedeniyle kaplıcaların tedavi edici işlevi, yerini eğlenceye bırakmıştır.
Dalyan çevresinde çıkan kaplıca sularının Türkiye'nin en değerli sularından biri olduğu bilinir. Bu sulardan tarih boyunca da yararlanılmıştır. Kaynak noktasında 39 derece santigrat sıcaklıktaki bu sular, Kalsiyumklorür, Kalsiyumsülfat, Hidrojensülfür ve Florür maddeleri içermektedir. Bu suları değerli yapan ise radyoaktif Radon gazıdır. Sularda tedavi edici özellikte 98.3 bekarel değerinde radyoaktivite vardır. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Başkanlığı'nın yaptığı
eski cumhurbaşkanı Truoudu, İsmailiye mezhebi lideri Kerim Ağa Han, UEFA Başkanı Johansen, Ürdün Prensi Hasan'ın eşi Sarvath ile kızları ve damadı, Meksikalı tekila kralı Antonio Simon Perez.
Kaplıca
suyu
çıkan
3
yer,
Dalyan'ın
hemen
karşı
kıyısında
bulunmaktadır.
Yakın
zamana
kadar
bunların
tamamının
üzerinde
tesis
bulunmuyordu.
20
yıl
önceye
kadar
yöreden
tedavi
için
gelenler
olurdu.
Bunlar
suyun
çıktığı
yere
yakın
yerlerde
çadır
kurarlar,
3
hafta
kadar
kaldıktan
sonra
evlerine
dönerlerdi.
Dalyan'da
turizmin
gelişmesi
ile
çadır
kuranlara
izin
verilmemeye
başlandı.
Rıza Çavuş Girmesi ile Delibey Girmesi, hala tarlaların arasında doğal halindedir. Yöre halkı daha çok Rıza Çavuş Girmesinden yararlanmaktadır. Sultaniye Kaplıcası ise Dalyan'a 4 kilometre uzaklıktadır ve tekneyle gidilmektedir.
Çamur kurudukça deride gerilme hissi yaratmakta, gözeneklerdeki kir çamurla birlikte vücuttan atılmaktadır. Vücut ısısına yakın sıcaklıktaki çeşitli mineraller içeren kaplıca suyu da vücuda dinçlik kazandırmaktadır.
|
|
||||||||||||||
|
|
|
TANRIÇA LETO'NUN KUTSAL ALANI: SULTANİYE KAPLICASI |
|
|||||
Kaunos Staosu'nda bulunan Quintus Vedius Capito Anıtı'ndaki yazıtta, bu şahsın Kaunos'un tanrısı Kaunios'un ve aynı zamanda Tanrıça Leto'ya ait kaynağın yanındaki kutsal alanın rahibi olduğu yazıyordu. Rahibin bu kaynağın yanında bir evinin bulunduğu da biliniyordu. Kaunos kazılarında su künklerine rastlanmaktaydı. 4 kilometre uzaklıktan kente memba suyu getirildiği de belirlenmişti. Ama bilinen su kaynaklarının çevresinde kutsal alan tesisine uygun bir yer yoktu. Bir kaynak kenarındaki tek harabeler, Köyceğiz Gölü Kenarı'nda Ölemez Dağı'nın eteğinde bulunan Sultaniye Kaplıcası'nın çevresinde ve önündeki gölün suları altındaydı. Burada pek çok tarihi kalıntı vardı. Söz edilen Tanrıça Leto'nun Kutsal Alanı Sultaniye Kaplıcası olabilir miydi? Binlece yıl öncesi düşünüldüğünde, bu pek mümkün görünmüyordu. Rahibin evi olduğuna göre, Kaunos'ta olmalıydı bu kaynak! Sultaniye Kaplıcası ve gölün altındaki kalıntılar daha çok Kaunos'a bağlı bir başka kentin yerleşim alanı olarak düşünülüyordu. Çünkü, kaplıca ile Kaunos Antik Kenti arasında Balıklar Dağı bulunuyordu. Kaunos'un şehir surları da bu dağın zirvesinde sona eriyordu. Neredeydi bu Tanrıça Leto'nun Kutsal Alanı ?
Bu fotoğraf Prof. Dr. Cengiz Işık'ın Kaunos adlı kitabından alındı. Prof. Dr. Işık, fotoğrafın altına "Antik ve modern doku iç içe" diye yazmış. Sayın Işık ironi mi yapmak istiyor acaba? Roma döneminden kalma eserlere çimento kullanarak duvar eklemek, eserlerin arasına havuz yapmak ne zamandan beri modernlik oluyor?
Sultaniye Kaplıcası'nda 2000 yılında yeni tesisler yapılırken, büyük bir heykel grubu anıtına ait olması gereken bir yazıt ele geçirildi. Yazıtta, heykelleri bulunanlardan Flaviya Maxima'nın kaynağın Tanrıçası Leto'nun Kutsal Alanı'nın rahibi olduğu yazılıydı. Böylece Tanrıça Leto'nun Kutsal Alanı'nın Sultaniye Kaplıcası olduğu ortaya çıktı. Kimdi bu Rahip Maxima ? Maxima aynı zamanda hem anne, hem de baba tarafından Kaunos'ta anıtı bulunan Rahip Capito'nun büyük torunuydu. Büyük bir ihtimalle o dönemler için yüksek bir makam olan rahiplik babadan oğula geçerek ona kadar gelmişti. Yunan mitolojisinden Tanrıça Leto'nun kim olduğunu bir daha hatırlayalım. Tanrıların Tanrısı Zeus, Tanrıça Leto'yla büyük bir aşk yaşamıştı. Leto'nun Zeus'tan ikizleri olmuş: Apollo ile Artemis adları verilmişti. Tanrı Apollo'nun oğlu Miletos, başkenti Milet olan Karya Devleti'ni kurmuş. Onun oğlu Kaunos da kız kardeşini,n kendisine aşık olması üzerine ülkesini terk ederek Dalyan'daki Kaunos'u. Antik çağlarda Tanrıça Leto'nun şifa dağıtan tanrıça olduğuna inanılırdı. Sultaniye Kaplıcası da tarih boyunca şifa dağıtan bir yer olarak kayıtlara geçmiş. Demek ki, Kaunos'un kurucusu Kaunos, daha o dönemde Sultaniye Kaplıcası'nın şifa verici özelliğini keşfetmiş ve burayı büyük annesi Leto'nun adını taşıyan kutsal alan ilan etmiş.
Göldeki kalıntılar eskiden görülebiliyordu. Sonradan buraya turistleri çekmek için taşıma toprakla çamur banyosu kuruldu. Bu topraklar duş suyuyla göle akıyor ve su bulandığı için kalıntılar artık görülemiyor. Özel Çevre Koruma Kurumu'nun tarihi eserleri korumak için kaplıca suyunun borularla yakındaki düz bir alana götürülmesi ve kaplıcadan yararlanma tesislerinin burada kurulması projesi vardı. Ancak henüz gerçekleşmedi.
Sultaniye Kaplıcası'na ziyaretçilerin çoğu Dalyan'dan gitmektedir. Buranın fiyat yönünden denetimi ve tarihi eserlerin korunması için bundan sonraki ihalelere girilerek işletmesinin Dalyan Belediyesi tarafından alınmasında büyük yarar var. Sultaniye kaplıcasında, sıcak kaplıca suyunun yanı sıra, içmek için soğuk bir kaynak da bulunmaktadır. Bu suyun da sindirim sistemi hastalıklarına iyi geldiği söylenmektedir.
|
|
|||||
|
|
|
KAPLICALARLA İLGİLİ DİĞER FOTOĞRAFLAR |
|
|
|
Bu
bölümü de ziyaret edebilirsiniz:
|
|
|
|
|
|
|
|